bazen bittiğini görmek gerekir. oturur bakarsın, ve bitmiştir. nokta.
ama kimi şeylere hep üç nokta konur. defalarca "bu kez nokta, tamam." denir ama süreç içinde nerden geldiğine kimsenin emin olamadığı iki nokta daha çıkar ortaya.
nikotin ihtiyacı tavan yaptığında, boş sigara kutusundaki tütün artıklarına bakıp kısa bir an sigara yaratmayı düşünmek gibi. ya da su, şişenin dibinde hep bir damla daha kaldığı inancıyla uğraşılabilir kafa geriye atılıp.
(benim birinde yarım şişe suyum kalmıştı, n'oldu acaba?)
kimilerinin üç noktaları bitmez. çünkü karşıdan nokta gelmelidir.
anneler "arkadaşın bize gelsin, sonra sen gidersin." derler ya. herkes karşı tarafın gelmesini beklerse kimsenin kimseye gidemeyeceği gerçiğini yadsıyarak, işte öyle.
bizim o kadar çok noktamız var ki, adeta saçıyoruz. ki belirsizlikten hoşlanan insanlar da değilizdir sözde.
velhasıl, bazen bittiğini görmek gerekir. oturur bakarsın, ve bitmiştir. nokta.

