beni bu blog olayına karıştıran blog kullanıcıları vardı, artık onların sayfalarına ulaşılamıyor. kızdığım bir şey bu. niye yani? bari insan şuraya taşındık der ya da kapattık der. yok hiçbir şey yok.
son bir yılda bir şeyler olmuş olmalı ki adam gibi yazan adamların külliyatı yok olmuş. eskilerden kim kaldık?
saatler saatler boyu dinlediğim bir kaç gündür duman mor ve ötesi hatta ceza hadise bile beni kesmedi. aradığım şeyler bunlar değil. lakin lizst de değil. ama ne? adele filan hiç değil. kusturana kadar çaldılar her yerde.
oha taş deodorant -her nasıl yazılıyorsa- varmış! allah allah. enteresan. nası bir şey ola ki?
tanrı varsa bu kafa karışıklıklarım için sözcüler yolluyor bence. geçen waffle yemeye oturdum, insanların birbirlerine anlattıkları şeyler günlerdir üstüne düşündüğüm şeylerdi. ama cevap yok. ikisi de ayrı kutpu savununca olmuyor. olamıyor.
yahu işte 23 yaşında insansın, düşünüyorsun elbette hayatta bazı şeyleri iyi mi ettin kötü mü ettin ne ettin? bunun içine 6 yıllık sevgilin de var, okuduğun üniversite de var, bölüm de var, erasmus için başvurmayışın da var, annene babana yaptıkların ve onların sana yaptıkları da var, okuduğun ve okumadığın kitaplarla izlediğin ve izlemediğin filmler de var filan filan. aşağına bakıyorsun olmuyor, yukarına bakıyorsun hiç olmuyor, muadillerin de kurtarmıyor. kendi içinde bir kıyasa gidiyorsun hiç çıkılmıyor içinden bilmem ne. iş bulup para kazanıp başka şehirlerde yaşayınca filan mutlu olacak mısın? sevgilini terk etsen ya da evlensen ne değişecek? annen baban hayatında artık olmasa ne halt edeceksin? yeniden üniversiteye gitsen eee? böyle böyle sorular canım kardeşim. böyle böyle sorular. işte git çay demle diyesinin geldiği anlar bunlar. anlatabildim mi?
efendime söyleyeyim, bir metin arolat vardı noldu?
saçma sapan gibi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
saçma sapan gibi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
21.3.12
24.8.11
işsizlik zor tabiy.
Üstümde Teoman melankolisi var, bunu dinleyip durumu perçinliyorum. (En başta Okan Byülgen'in "kızgınsın bağa" dediği kısmı yok sayıyorum.) Sözleri umurumda değil. Önemli de değil. Teoman melankolisi işte. Böyle kafa güzel ama uyunmuyor gibi ama uykun da var gibi ve ölümüne yalnız hisseden ama kimseyi de çekemeyen bir kafa hali gibi işte ne bileyim ben öyle anladım yani. Zaten Teoman da artık müzik yapmayacakmış bilmeyenin kalmadığı üzre.
Neyse bu değil konu.
22 yıl boyunca okuldaydım. Örtmen çucuğu olarak başka şansım da yoktu. Bu yıl okulum bitti ve evet daha neşeli ve esprilerle dolup taştığım bir gün yazarım giremediğim yüksek lisansların ısrarla katıldığım mülakatlarını, başvuru süreçlerini filan. Şu anda işim yok. Şu anda mesela önce dil kursu sonra aldığım dil puanının noter tasdiki uçaklar ve otobüs yolculukları, başka insanların evlerinde yaşamak ve aynı yatakta iki gece uyuyamamak bilmem ne bilmem ne de yok. Sapıkça başvuru ücretleri de out of topic. Hepsi bitmekle birlikte sonuç 0 olup aldattığın sevgiline bahane olsun diye söylediğin "ne yapayım kendimi boşlukta hissediyordum" lafını ağzına tıkman gereken bir boşlukta ve baş ağrısındayım. Yani okul bitti. Mesela Pınar ilk üniversiteye başlayacağı zaman "Sokaktan üniformalı çocuklar geçiyor, kendimi tuhaf hissediyorum." dediği yerin çok ötesinde bir tuhaflık içindeyim. Çünkü hala yaz tatilindeyiz. Ama fark şurda, insanlar gidecekleri yerleri ayarlamaya çalışıyor. Pınar Boğaziçi'ne gitmek üzere olan herkes gibi o telaşın bir ucundaydı, o kadar da dışlanmış değildi. Şu anda ömrümün kalanını burda geçirsem -yazlıkta yani- herhangi bir şey olmaz. Zaten yapacak daha iyi bir şeyim de yok. kariyer.com'a filan cv bırakmanın ötesinde. Onu da yapmak zor değil. Zaten Amerikan Hastanesi'nin yeni mezun psikoloğu almayacağını da bile bile başvurmanın çaresizliği... Gümüldür'de 1500tl maaşla kimsenin bakmadığı, bakmak istemediği insanlarla hoşbeş edebilirdim mesela. Kömür sobası yakar ısınırdım kışları. Yazın da vakit bulursam denize girerdim. Bunu isteyen meslektaşlarım veya böyle bir işi hayal bile edemeyip 3 kuruşa çalışan maden işçileri var bu dünyada. Ama Paris Hilton da insan işte ne yapacaksın.
Okurken okulda öğretilen saçmalıklara çok sinirlenir, bana bir yıl verseler kendimi bu adamların beni yetiştirdiğinden daha iyi yetiştiririm derdim. 9 tane yabancı dil, dünya müzikleri, dünya mutfağı, dünya sineması, şirödingerin kedisi ve bir takım ebelerin bazı yerlerini bile öğrenirdim yani. Oha senin deden kim yavrum? Miras mı kaldı?
Zaten şimdi alıp 400 Darbe izleyip Truffaut sevemem. Çok yapmacık olur. Tutunamayanlar okuyup aydınlanmaktan farkı kalmaz. Çünkü lise1'de Kafka okumayı akıl edip üniversitede mal gibi evde oturup.... Öf burda zamanında Buket Uzuner sevmiş insanım, Gökhan Özen dinlemiş kasetini almış böyle acayip tuhaf gelen şeyler yapmış biriyim. Öyle yani saçma.
Özetle başım ağrıyor galiba karnım aç olduğundan. Saçmalıyorum bence.
Yemek ye uyu aq rahat mı battı?
Güzel bir "Lovesong" versiyonu by Adele
Neyse bu değil konu.
22 yıl boyunca okuldaydım. Örtmen çucuğu olarak başka şansım da yoktu. Bu yıl okulum bitti ve evet daha neşeli ve esprilerle dolup taştığım bir gün yazarım giremediğim yüksek lisansların ısrarla katıldığım mülakatlarını, başvuru süreçlerini filan. Şu anda işim yok. Şu anda mesela önce dil kursu sonra aldığım dil puanının noter tasdiki uçaklar ve otobüs yolculukları, başka insanların evlerinde yaşamak ve aynı yatakta iki gece uyuyamamak bilmem ne bilmem ne de yok. Sapıkça başvuru ücretleri de out of topic. Hepsi bitmekle birlikte sonuç 0 olup aldattığın sevgiline bahane olsun diye söylediğin "ne yapayım kendimi boşlukta hissediyordum" lafını ağzına tıkman gereken bir boşlukta ve baş ağrısındayım. Yani okul bitti. Mesela Pınar ilk üniversiteye başlayacağı zaman "Sokaktan üniformalı çocuklar geçiyor, kendimi tuhaf hissediyorum." dediği yerin çok ötesinde bir tuhaflık içindeyim. Çünkü hala yaz tatilindeyiz. Ama fark şurda, insanlar gidecekleri yerleri ayarlamaya çalışıyor. Pınar Boğaziçi'ne gitmek üzere olan herkes gibi o telaşın bir ucundaydı, o kadar da dışlanmış değildi. Şu anda ömrümün kalanını burda geçirsem -yazlıkta yani- herhangi bir şey olmaz. Zaten yapacak daha iyi bir şeyim de yok. kariyer.com'a filan cv bırakmanın ötesinde. Onu da yapmak zor değil. Zaten Amerikan Hastanesi'nin yeni mezun psikoloğu almayacağını da bile bile başvurmanın çaresizliği... Gümüldür'de 1500tl maaşla kimsenin bakmadığı, bakmak istemediği insanlarla hoşbeş edebilirdim mesela. Kömür sobası yakar ısınırdım kışları. Yazın da vakit bulursam denize girerdim. Bunu isteyen meslektaşlarım veya böyle bir işi hayal bile edemeyip 3 kuruşa çalışan maden işçileri var bu dünyada. Ama Paris Hilton da insan işte ne yapacaksın.
Okurken okulda öğretilen saçmalıklara çok sinirlenir, bana bir yıl verseler kendimi bu adamların beni yetiştirdiğinden daha iyi yetiştiririm derdim. 9 tane yabancı dil, dünya müzikleri, dünya mutfağı, dünya sineması, şirödingerin kedisi ve bir takım ebelerin bazı yerlerini bile öğrenirdim yani. Oha senin deden kim yavrum? Miras mı kaldı?
Zaten şimdi alıp 400 Darbe izleyip Truffaut sevemem. Çok yapmacık olur. Tutunamayanlar okuyup aydınlanmaktan farkı kalmaz. Çünkü lise1'de Kafka okumayı akıl edip üniversitede mal gibi evde oturup.... Öf burda zamanında Buket Uzuner sevmiş insanım, Gökhan Özen dinlemiş kasetini almış böyle acayip tuhaf gelen şeyler yapmış biriyim. Öyle yani saçma.
Özetle başım ağrıyor galiba karnım aç olduğundan. Saçmalıyorum bence.
Yemek ye uyu aq rahat mı battı?
Güzel bir "Lovesong" versiyonu by Adele
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)