özgürlük denen ülke etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
özgürlük denen ülke etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29.10.09

Orkun? … Orçuuuuuuuuuun!

bunu biliyordum, bundan haberim vardı, ama bu denli ileri gidildiğinden yoktu...

Virginia Woolf, her kadının kendine ait bir odası olması gerektiğini savunur, ben biraz daha büyük düşünülmeli diyorum ve kendine ait bir evi savunuyorum. her eşyanın sadece sizin koyduğunuz yerde durduğu, çorabınızın, kitabınızın, kıyafetlerinizin, yazdığınız yazıların bir yerden alınıp başka yerlere konmayacağı bir ev. çünkü okunması istenmeyen şeyler de yazabilir bazen insanlar, herkesçe görülmesi istenmeyen giysileri de olabilir ve pis çoraplarının lanet kokusunu yine de seviyordur.

veyahut, gecenin yarısında bir adam çalar kapıyı, içeri buyur etmek ister kadın, olamaz mı? uyku tutmaz alkol almak ister, çırılçıplak yatıp uyumak ister, sessizlik ister-ayak sesine bile tahammülü yoktur yani, arkadaşıyla dedikodu yapmak ister gece 3'e kadar, sevgilisi olmayan bir karşı cinsle-ya da hemcinsle-sarılıp uyumak ister, ve tüm bunlar için bir tek kişi bile ağzını açıp soru sormasın ister. Dilediği gibi yaşamak, en azından evinde...

-İnsanlaaaaaaaaaar! Neden öpüşüyorsunuzzzzz?
-Sen neden öpüşüyorsun?
-İstediğim için. Sen?
-Her istediğimi öpemem ki, mesela yolda bir çocuğu çok beğenirim, öpmek isterim ama öpemem. Onaylanmış bir...
-Yani cesaretin yok?
-... Yani...

Cesaretim olsaydı sanırım şu evin kapısını "çat!" diye çarpar çıkardım, param bitene kadar da dönmezdim. Hatta bir iş bulur muhtemelen hiç dönmezdim...
Cesaretim olsaydı bir bebeğim olurdu, babasını bilmediğim…
Cesaretim olsaydı üstümle başımla kış günü denize atlardım…
Cesaretim olsaydı kariyerin, işin, aşın peşinde değil kendi peşimde koşardım…

-Nuriiiiiiiiiii ... Hayriiiiiiiiiiiiiiiiii … Orkun? … Orçuuuuuuuuuun!

8.7.09

?...?

Yazmak... Ama ne yazmak? Nedir ki yazmak? Sözcüklerin kağıttaki, monitördeki, tahtadaki, asfalttaki, duvardaki... izlerinin peşinden gitmek? bugüne dek, yüzey üzerinde bıraktığım tüm noktalar kümesini ayağımın ucundan başlatıp sıralasam, kaç dünya turu atardım? Birileri arkamdan döküp saçtığım sıfatları, fiilleri, bağlaçları, edatları, ünlemleri toplayıp üst üste yığsaydı hangi takım önde götürürdü?
Bilemiyorum...
Bu aralar hep soru işaretleri ve üç noktalar... Emin değilim, her şey muallak... Bildiğim doğrular yanlış(mış) mı? Hiçbir fikrim yok... Umrumda mı(ymış)? Pek sayılmaz... Zaten ne umrumda(ymış) ki?
Benim umursadıklarımın ve dahi umursamadıklarımın hesabının bana bırakılması daha doğru olmaz mıydı? Yoksa ödünç bir yaşam mı peşimde sürüklediğim (ya da beni peşinden sürükleyen?)? Ondan mı bunca yargılama sorgulama? "Birinin özgürlüğünün başladığı yerde diğerininki biter." Sanırım bana ayrılan alan fazlasıyla iç içe girmiş, fazla diğerlerininkine yaklaşmış/karışmış ki herkes söz sahibi oluvermiş?
"Bu ülkede demokrasi var"(mış), "Bu ülkede kanaat ve ifade özgürlüğü var"(mış)...
Bilemiyorum... İnsanın bilmediği şeyler üstüne atıp tutması tehlikeli bir iştir? O zaman?
...