içten sesler korosu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
içten sesler korosu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17.4.11

dün ben doğdum

dün doğum günümdü. sebebini bilmediğim bir şekilde bloga gelen sayısı da çok olmuş dün. enteresan bir gündü, orası kesin. sabah kimsenin hatırlamayacağı bir insan olacağımı düşünerek ağlıyordum gece bardaydım, bar dediğim pub, pub dediğim alkol satan bir çeşit café.
bir aralık bir kadın bana Lavina'yı okudu. doğum günü hediyesi olarak. evrenin bana çağrısı mı, bilemem. "yalanlar istiyorsan yalanlar söyleyeyim, incinirsin."
aydın boysan neyse ki hala yaşıyordu ben de onu öptüm tatlı yanaklarından. her geldiğinde "size bakınca insan hayat buluyor." diyorum, "işte buuuu hahahaha!" diye kahkahayı koyveriyor. o olmadığında kitap fuarları hüzünlü olacak.
bundan çok yıllar önceydi. sanırım 2006 yılı olacak. ben yine kitap fuarında idim, yanımda yusuf vardı, andaç mı ne yazmıştım ona, üstelik de doğum günüydü. daha çıkmıyorduk. bir sebepten koluna mı girmiştim elini mi tutmuştum yanağından mı öpmüştüm nedir -öyle fiziksel temas içeren bir durum ama fevkalade yüzeyselinden- çok heyecanlanmış bir şey de diyememiştim. masumdu, sakindi, saygılıydı, yaklaşmak ister de yapamaz gibi bir uzaklığı vardı. ve bütün bunların üstünden 5 yıl geçmiş.
birilerinde bir yerlerde dünden kalma fotoğraflar olmalı. artık her şey dijital.
beni seven bazı insanları küstürecek kadar boşlamış olabilir miyim? abartı mı var ortada iş güç meselesi mi? ama bazılarına da ben küskünüm. işin tuhafı, umurlarında değil! ... (burda uzunca sustum) birileri gelir, birileri gider, kimileri ölür, kimileri doğar işte hayat içinde ne kadar neyi var etmek istediğinle ilgili biraz da galiba. sen hayatın kimi yelerinde bir kağıt peçetesin mesela, en iyi ihtimalle bir kaç kullanımlık, halbuki ağaç değil miydin sen ne oldu birden-bilemem.
geçmişe ait anılar, üstlerinden ne kadar geçtikten sonra esas değerlerine ulaşırlar? nadide antikalar mıdır onlar-nedir onlar nedir onlar? dönüp dönüp ölüp.
annem benim yaşadığım her şeyi bire bir yaşasaydı beni gerçekten anlar mıydı? ya da ben onun yaşadığını yaşasam böyle mi davranırdım? bu ne meselesi? Pavlov mu haklı, genetikçiler mi? Freud belki de ya da evrimselse her şey elimizdeki veriler yeterince uzun gelmeyecekti muhtemelen, uzun da değil, u z a k gelmeycekti-işin özü uz'da aslında.
kelimeleri harflere ayrıarak mı öğrendim okumayı yazmayı yoksa harfleri mi birleştirdim kelimeleri üretmek için, anımsamıyorum.
eğer yazmaya ilgim varsa beni kursa almak isterermiş, bir dergi çıkarıyorlarmış, amatör yazarların yazılarından oluşan. dünya kadar amatör yazar var. kaldı ki yazarlığın kursu olamaz. tıpkı yemek yemenin kursu olamayacağı gibi. sizin şık yemek yeme arzularınız varsa onlardan bağımsız söyledim. elbette "şık" yazmak için bir takım kelimeler, teknikler, şunlar bunlar eğretice monte edilebilir. çatalla pizza yemek gibi düşün sen onu.
yeterince büyük kalbim yok bazen.

27.1.10

hımm evet!

hımm evet, bu manasız dizeler bir manaya gelmezler.
hımm evet, alamadığım cevaplar bende uydurmaya yol açarlar.
hımm evet, "yeni"!
hımm evet, entellektüelleşmek lazım!
hımm evet, doğum günümde burda değilim, mersin'deyim.
hımm evet, çok yağmur var.
hımm evet, tesadüf, fal, işaret var mıdır yok mudur bilemiyorum.
hımm evet, bir makas iyi giderdi.
hahahhahaha!

23.9.09

hişşşt...

sus çünkü duyarlar. yerlerin kulakları var, bilmez misin sen? ve tüm kelimeleri sana sarf ediyorum ben, tam da bu yüzden, yeter artık, sus lütfen!
anlamadın mı? kızacaklar, bilmez misin sen? yine mi "o" diyecekler. hişşşt! kes sesini, ağlama, çok acizsin. susmaycak mısın tanrı aşkına! beni delirtiyorsun biliyor musun?
sus yahu sus. yeni doğmuş bebek misali... gülüyorum çocuğum sana, çünkü saçmalıkların daniskası bu. ne dedin? anlamayacak mı? anlamaz elbette, haksızlık etmekten öte geçemez, bilmez misin sen?
saçma sapan konuşmayı kes de sus! hayır efendim özleyemezsin, yalvarma. offff, anla artık yok, bitti, kazana düştün sen! hahahahaha! elbette sevmiyorlar seni, bilmez misin sen? sevselerdi burda ne işin olurdu ki?
ay yeter vallahi düşüp bayılacağım şimdi! bir kapanmadı gitti çenen kaç yıldır. yok hayatım, seninle bakamam dünyaya, o kadar romantizim ve iyi niyetle başımıza gelenleri bilmez misin sen? kes dedim!
susmazsan öldürürm seni çocuk, sus dedim! hayır, sevmiyorum, hayır öyle değil, ağlamışsa ağlamış, ne çıkar, timsah gözyaşlarıydı onlar, bilmez misin sen? eeeeeh, çok oluyorsun ama.
ölümüne bu kadar susamış daha da kimse görmedim ben. susmadın mı? iyi o zaman, öl!