teknolocik sevdalar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
teknolocik sevdalar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14.12.09

onun senle bir alakası yok. senin onla var. senin benle bir alakan yok. benim senle var.
sagopa mı!? ne alakası var_?
hayır hayır, hata var! kesinlikle bir hata var!
vazgeçebilirim hayellerden, mide bulantısı var.
yeteneksizim türkiye! yapacak bir şey yok. veya var?
limonsözlük de grange da bal da ilişkisi yok olunca sevinen insanlar da arzu ettikleri yerlere girebilirler, ya da girmezler. evet bu da var.
hiçbir şey değil, sahiden tiksinilesi bir yapım var.

DEFOL! DEFOL! Terk edin odamı! Hepiniz defolun! Hepinizden nefret ediyorum! En çok da senden!!!

Artık ülser bize yakın akrabağ.
(Akrabağ yazarken Demet Akbağ'ı çağırıştırması garip mi, sıradan mı sahi?)

Yarabandı olarak dünyaya gelmek de böyle bir şey işte. 3 rol var: yara, yaralayan, yarabandı. ben işin yarabandı kısmıyım. yakın ilişkide olduklarım yara pozisyonunda, diğerleri de yaralayan oluyor. her yarabandı iş bitince-yani iyileştirme ve koruma görevini tamamlayınca- sökülüp atılır, bu birinci kural, her yarabandı sökülürken geçici bir acı ve iz bırakır, bu da ikinci kural. fakat geçici! bunun altını çizerim. hatta çizdim: geçici (altı çizilmiyormuş, üstünü çizdim). sonra artık yara sıfatlarını yitirmiş bu arkadaşlar yaralayıcılara bir şekilde geri döner, zira adrenalin kaçınılmaz ve çekici olandır. zaten her daim yara olmalıdırlar. ama aynı yarabandına bi yere kadar dönülebilir. eninde sonunda artık yapışmaz, iyleştirmez, iflah olmaz hale gelir yarabantları. ben geldim. hayırlı olsun.
pardon ama anlamadım ben, millete ne? bu coşku bu heyecan nereden geliyor?
her şeyi anlamak zorunda olmadığımız gerçeğine geri dönelim hadi.
serbest bir ilişki içindeyim, takılmaca oynuyoruz, buyurun efendim, hepinizi bekleriz.

20.10.09

oha!

oha demek istiyorum. bu kadar mutlu insana oha demek istiyorum. kıskançlıktan çıldırabilirim, haberleri yok. kimisi o kadar da müthiş gözükmüyor, kimine sempatim var bana batmıyor ama bazısı feci içime işliyor. bir oha da bana gelsin! nasıl ya? herkesin hayatı nasıl otobanda akar da benimki patikada sağ tarafı uçurumlu virajlar!
tamam kabul, abarttım.
kuzen de aynılarından yakınıyor, diyor ne bu mutluluk, deli olacağım. tam da üstüne basmıştı! kıs-kaç-lık! (dur teoman'dan dinleyelim) fena fena! ben sevgilimi bile bu kadar kıskanmamıştım. n'aparsın ki facebook var, hayatların içine eden! orası showroom, herkes farkında ya, en mutlu, en cicili fotoğraflarını koyuyorlar. biri vatikan'ı gezmiş, öteki müthiş zoom yapabilen bir makinayla bilmem nerenin çimenleri üzerinde tüy kadar hafif, bir diğerinin sevgilisi elleriyle yaptığı zıkkımın kökünü yine elleriyle aşkına yedirmekte, diğeri saçını kestirmiş boyatmış gözüne lens göbeğine precing taktırmış filan. hu huuuuu! ben mutlu DEĞİLİM! gözüme mi sokman gerek?
n.ş.a., insan arkadaşının mutluluğunu paylaşıp çoğaltmalıdır. ama kendi psikolojisi buna müsait değilse n.ş.a. değildir o artık, bunu belirtmekte fayda var. ve benimki gerçekten müsait değil! yok depresyon değil bu defa, intihar da etmeyeceğim. kızgınım! yoracak beni bu sinir harbi, tükenip kalacağım sonunda, biliyorum ama şu an durum bu.
yine de ilk domino taşını pıt diye düşüren hatayı biliyorum."adisyon başka yerindi, hesabı başka yere ödedim."


Ve kıskançlık, 
Bu zayıflık anında...

22.8.09

İnsanın 5bin mesaj hakkının olması, MSN dediğimiz neredeyse beleş teknolojik iletişim aracını ikide bir açması, facebookta gezim gezim gezmesi, google'da tırnak içi isim araması filan için sevgilisi ya da "sadece arkadaş"ı olması lazım gelmekteymiş, bunu gördüm ben. Düşün şimdi 5bin tane mesajın oldu feda ettin 39 kontorü-nasıl yazıldığı konusunda hala kimse anlaşamadı bu sözcüğün-, gece tüm arkadaşlarına "iyi geceler" mesajı atıp gün içinde boş beleş laflar ediyor ve insanları uyuz etmekten bir adım öteye gidemiyor isen ne anladım ben ondan. Sürekli konuştuğun yegane insan da genelde sevgili oluyor MSN'de, cevap vermezse başka kimi takıyorsun ki? veya masaüstünde ayrıca bir gösterimi olan kim olabilir ondan başka? Facebook da arkadaş için filan değil, palavra. Kaç sevgili gördüm sayesinde ayrılan. İnsanlar salak mı onu da anlayamıyorum, fotoğraf koymak uğruna yakayı ele vermek nedir? Madem yapıyorsun... neyse... google turlarına hiç girmiyorum zaten bilenler çok çok iyi bilirler... Yani sevgililerimizi bulmamızı, onlarla daha sık(ı) iletişim içine girmemizi ve sonunda terk edilmemizi de aynı gelişen teknoloji sağlıyorsa olayın ilk iki aşamasında ağzını açmayıp son aşamada küfür etmenin manası nedir?-Kızım sana söylüyorum gelinim sen anla...-

23.5.09

Bu gece kafayı blogların varlık sebebine taktım. Eski sevgililerin blog açma sebebi olduğuna dair şahsi tecrübelerle desteklenmiş bir teorim mevcut, bakalım...
Hepimiz teşhirciyiz aslında. İlle vücut sergilenir diye bir kural mı var ki? Sayfa sayfa acı, sayfa sayfa ama... Birileri okusun da acısın?, derdimizi anlasın?, mesajlar yerini bulsun? filan diye herhalde. Şu kadarını biliyorum, o da mesajlar yerlerini bulsalar da bundan kimsenin zamanında haberi olmayacağıdır. Ama ne önemi var ki?
Ve ben, uykum da işim de varken, Alsancak'a gittimse bunun suçlusu kimdir? Vişneli cheesecake sever bir adam mı? fakat çikolata soslu olacak Ve Hayalbaz'a gittimse son paramla neyin peşine düşmüşlüğümdür bu? Hayalbaz'da da masalar hep yer değiştirir, servis yapan adını bilmediğim hatunun iç düzensizliğinin sonucu gibi geliyor bana niyeyse, ne büyük özgürlüğü var bir bilse... Ben istediğim yeri dağıtamayan, dağıtsa bile geri geldiğinde eski nizam içinde bulmaya mahkum bir zavallıyım...
Son beş gündür aralıksız içişleri de bu ille de çikolata sosu diye tutturan adama bağlasak?
Olsa öyle bir adam bağlardık da, benimki sırf sebep uydurmaca...