an itibariyle taban tabana zıt yemekler tüketebileceğim bir kocanın, tıpatıp aynı yiyeceklerden hoşlanabilceğim bir kocadan bin kat iyi olduğunu fark ettim. neden mi?
çilek, kahve, çikolata, kırmızı et, tavuk, süt, yoğurt ve taze ekmek. işte hayat bunlardır. şimdi bunları paylaşmak güç. hadi ekmek neyse ama kahve ve son çikolata için direnirim baya bi. fakat misal, bir kase zeytin olsun, dokunmam bile, hatta dokunsam rahatsız olurum. peynir, hiç aramam. domates, zaten yemeğin içindekiler dışında yemem ki bu doğal olarak ketçap, salça ve salata sevmediğimi de ortaya koyacaktır. ya da balık, mümkünse olmasın. kim bulduysa o iğrenç kokulu şeyin yenebilirliğini? hiç sevmem. zorunluluktan ton balığı yerim yılda iki kere filan, geçen de uskumru yedim, şaşırmayan kalmadı ("zaten sen faydalı bir şey yeme kızım! kave iç 45 kilo kal ööööyle!").
şimdi kocamla bu yemekler için kavga etmektense uslu uslu oturup sevdiğimiz şeylerle beslensek kimse de kimseye karışmasa? misafir gelince de yaşadı, herkese hitab eder bir menü olur ortada mütemadiyen kimse aç kalmasın diye.
evet bu en iyisi.
patates kızartması, pasta, türk kahvesi, neskafe, çikolata, çilekli-yoğurtlu çikolata, bitki çayları, süt, tavuk kızartması, bol acılı adana...
29.4.10
28.4.10
woody allen - manhattan
olayın özeti:
Tracy: Let's fool around. Let's do it some strange way that you've always wanted to, but nobody would do with you.
Tracy: Let's fool around, it'll take your mind off it.
Isaac Davis: Hey, how many times a night can you, how, how often can you make love in an evening?
Tracy: Well, a lot.
Isaac Davis: Yeah! I can tell, a lot. That's, well, a lot is my favorite number.
----------------------------------------------------------------
Tracy: I'll be back in six months.
Isaac Davis: Six months are you kidding? Six months you're gonna go for?
Tracy: We've gone this long, well what's six months if we still love each other?
Isaac Davis: Hey don't be so mature okay? Six months is a long time! Six months, you know you're going to be working in a theater there, you'll be working with actors and directors, you'll go to rehearsal, you'll hang out with those people, you'll have lunch a lot, before you know it attachments form you know. You don't want to get into that- you'll change you know you'll be in - in six months you'll be a completely different person.
Tracy: Well don't you want me to have that experience? I mean a while ago you made such a convincing case.
Isaac Davis: Well yeah of course I do but you know, I- I just don't want that thing I like about you to change.
Tracy: I've got to make a plane.
Isaac Davis: C'mon you dont-, c'mon you don't have to go.
Tracy: Why couldn't you have brought this up last week!... Six months isn't so long... not everyone gets corrupted... you have to have a little faith in people.
---------------------------------------------------------------
soru: do I faith in people?
cevap: sanırım hayır, ki çok saf halimle. sen düşün.
27.4.10
kendime
bak şimdi ben her iddasına varım boş vakitlerinde benden çok onun resimlerine baktığına. yoksa nerden bilsin her bokunu. di mi? di.
ps: bu not tamamen kendimedir.
ps: bu not tamamen kendimedir.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
